Yayınlarımız

Image

ÇALIŞAN BULUŞLARI

Çalışan Kimdir?

6769 sayılı SMK Tanımlar başlıklı 2. Maddesinin d bendi çalışanı,“Özel hukuk sözleşmesi veya benzeri bir hukuki ilişki gereğince, başkasının hizmetinde olan ve bu hizmet ilişkisini işverenin gösterdiği belli bir işle ilgili olarak kişisel bir bağımlılık içinde ona karşı yerine getirmekle yükümlü olan kişiler ile kamu görevlileri” şeklinde tanımlamıştır.

Çalışan buluşları kapsamında SMK 113. Maddenin 3. Fıkrası “Öğrenciler ve ücretsiz olarak belirli bir süreye bağlı olmaksızın hizmet gören stajyerler hakkında çalışanlara ilişkin hükümler uygulanır.” hükmüne amirdir.

Bu kapsamda, öğrenciler ve belirli bir sürede ücretsiz olarak hizmet veren stajyerlerin yaptığı buluşlar da çalışan buluşu kapsamında değerlendirilecektir. Yine 113. Maddenin 4. Fıkrası “Çalışan buluşu için uygulanan hükümler, diğer kanuni düzenlemeler ve taraflar arasında yapılan sözleşme hükümleri saklı kalmak şartıyla, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların buluşları hakkında da uygulanır.” hükmünü içerir. Burada önemli olan kanun koyucunun kamu kurum kuruluşunda çalışanlar için diğer kanun ve sözleşme hükümlerini saklı tutarak düzenleme yapmasıdır. Bu durumda kamu kurum ve kuruluşu çalışanlarınca yapılacak buluşların “çalışan buluşu” olarak nitelendirilmesinin taraflarca yapılacak sözleşme veya diğer kanun maddeleri ile önlenebileceği açıktır.

Hizmet Buluşu Nedir?

Hizmet buluşu; çalışanın bir işletme veya kamu idaresinde yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği veya büyük ölçüde işletme veya kamu idaresinin deneyim ve çalışmalarına dayanarak, iş ilişkisi sırasında yaptığı buluştur. Örnek vermek gerekirse; bir otomotiv fabrikasının Ar-Ge bölümünde çalışan bir mühendisin “daha az yakıt ile çalışan araba motoru” konulu bir buluş yapması halinde bu buluş hizmet buluşu olacaktır. Çalışan buluşları kapsamında, hizmet buluşu olarak değerlendirilmeyen buluşlar serbest buluşlardır ve bunların üzerindeki tüm haklar buluş sahibi tarafından serbestçe tasarruf edilir. Aşağıda daha detaylı anlatılacağı üzere hizmet buluşu sonradan serbest buluşa dönüşebilir.

Çalışanın Hak ve Yükümlülükleri:

  1. Bildirim Yükümlülüğü: SMK 114[1] uyarınca; çalışan bir hizmet buluşu yaptığında, bu buluşunu yazılı olarak ve geciktirilmeksizin işverene bildirmekle yükümlüdür. Buluş birden fazla çalışan tarafından gerçekleştirildiyse bildirim birlikte yapılabilir. Bildirimde; teknik problem, teknik problemin çözümü ve hizmet buluşunun nasıl gerçekleştirildiğinin açıklanması zorunludur. Bunun yanında yararlanılan işletme deneyimi ve çalışmaları, varsa diğer çalışanların katkıları ve bu katkıların şekli, yaptığı iş ile ilgili olarak aldığı talimatları ve söz konusu katkılar yanında kendi payını da bildirimde belirtir. İşveren, bildirimin kendisine ulaşmasından itibaren 2 ay içinde bildirimde düzeltilmesini istediği hususlar varsa çalışana bildirir. İşverenin sessiz kalması halinde bildirim geçerli sayılır.

SMK 119[2] uyarıca; Çalışan, iş sözleşmesi ilişkisi içindeyken serbest bir buluş yaptığı takdirde, durumu geciktirmeden işverene bildirmekle yükümlüdür. Bildirimde, buluş ve gerekiyorsa buluşun gerçekleştirilme şekli hakkında bilgi vermek suretiyle, buluşun gerçek bir serbest buluş sayılıp sayılmayacağı konusunda işverenin bir kanaate varabilmesi sağlanır. İşveren, buluşun serbest bir buluş olmadığına ilişkin itirazını, kendisine yapılan bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde yazılı bir bildirimle ileri sürebilir.

Serbest buluşun işverenin faaliyet alanı içinde değerlendirilebilir olmadığı açıksa, çalışanın bildirim yükümlülüğü yoktur.

Yine SMK 114.1  Maddede açık olarak; işveren, kendisine bildirim yapıldıktan sonra bildirimin kendisine ulaştığı tarihi çalışanlara bildirir. Zira bildirim yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde, çalışan işveren nezdinde doğan zararlardan sorumludur. Bunun yanında bildirim yükümlülüğün ihlalinde SMK tarafında işverene patent başvurusunun gaspı ve patentin gaspı davalarını açma hakkı vermektedir. Bu bağlamda; çalışan buluşu hakkında patent başvurusunda bulunulmuş fakat başvuru henüz sonuca bağlanmamış ise patent başvurusunun gaspı, buluşun patentlenmiş olması halinde patentin gaspı davaları açılabilir.

** Bildirim yükümlülüğü ile ilgili bir diğer husus da, çalışanın bildiriminin işverene ulaştığı tarihten itibaren dört ay içerisinde işveren tarafından yazılı olarak kısmi veya tam hak talebinde bulunulur. Bu konuda bildirim yapılmaz veya kısmi hak talebinde bulunulur ise buluş serbest buluş niteliği kazanır.[3] İşverenin hizmet buluşuna ilişkin hak talebinde bulunmasından önce çalışanın buluş üzerinde yapmış olduğu tasarruflar, işverenin haklarını ihlal ettiği ölçüde, işverene karşı geçersiz sayılır.[4] 

Kısmi hak talebinde bulunulması halinde işveren bu hakka dayanarak buluşu kullanabilir. Bu kullanma, çalışanın buluşunu değerlendirmesini önemli ölçüde güçleştiriyorsa çalışan; buluşa ilişkin hakkın tamamen devralınmasını veya kısmi hakka dayanan kullanım hakkından vazgeçilmesini talep edebilir. İşveren bu talebe kendisine ulaşmasından itibaren 2 ay içinde cevap vermez ise, kullanım hakkı sona erer.[5]

  1. Teklif Yükümlülüğü: SMK 119 2  uyarıca; Serbest buluş, işletmenin faaliyet alanına girmekteyse veya işletme söz konusu buluşun ilgili olduğu alanda faaliyette bulunmak için ciddi hazırlıklar içindeyse; çalışan, serbest buluşunu iş ilişkisini sürdürmekte olduğu sırada başka bir şekilde değerlendirmeye başlamadan önce, tam hak tanımaksızın uygun şartlar altında buluşundan yararlanma imkânı vermek için işverene teklifte bulunmakla yükümlüdür. İşveren, teklifin kendisine ulaştığı tarihten itibaren üç ay içinde cevap vermezse, bu konudaki öncelik hakkını kaybeder. İşveren, kendisine yapılan teklifi kabul eder, ancak öngörülmüş şartları uygun bulmazsa, şartlar tarafların talebi üzerine mahkeme tarafından tespit edilir.
  2. Gizli Tutma Yükümlülüğü: SMK 1141 uyarınca; .çalışan hizmet buluşunu, serbest buluş niteliği kazanmadığı sürece gizli tutmakla yükümlüdür. Kanun koyucunun bu yükümlülüğü getirirken ki amacı, özel mahiyette olan hizmet buluşları kapsamında işveren hakkının ihlal edilmesinin önüne geçmek olduğu açıktır.
  3. Ön Alım Hakkı: SMK 120[6] uyarınca; işverenin iflas etmesi ve iflas idaresinin de buluşu işletmeden ayrı olarak devretmek istemesi hâlinde çalışanın, yapmış olduğu ve işverenin de tam hak talebinde bulunduğu buluşa ilişkin olarak önalım hakkı vardır. Çalışan buluşundan doğan bedel alacağı, imtiyazlı alacaklardandır. İflas idaresi bu nitelikteki birden çok bedel alacağını, alacaklılar arasında alacakları oranında dağıtır. Çalışan, bedel alacağı yerine buluşunun serbest buluşa dönüşmesini talep edebilir.

İşverenin Yükümlülükleri:

  1. Bedel Ödeme Yükümlülüğü: SMK 115[7] uyarınca; İşveren hizmet buluşu üzerinde tam hak talep ederse, çalışan makul bir bedelin kendisine ödenmesini işverenden isteyebilir. İşveren hizmet buluşu üzerinde kısmi hak talep ederse, işverenin buluşu kullanması hâlinde, çalışanın makul bir bedelin kendisine ödenmesini isteme hakkı doğar.

Bedelin hesaplanmasında hizmet buluşunun ekonomik olarak değerlendirilebilirliği, çalışanın işletmedeki görevi ve işletmenin buluşun gerçekleştirilmesindeki payı da dikkate alınır.  Buluş sahibinin birden fazla çalışan olması durumunda ise bedel, her çalışan için ayrı ayrı belirlenir. İşverenin hizmet buluşuna ilişkin kısmi veya tam hak talebinde bulunmasını takiben bedel ve ödeme şeklî, işveren ile çalışan arasında imzalanan sözleşme veya benzeri bir hukuk ilişkisi hükümlerince belirlenir.

Taraflar bedelin miktarı ve ödenme şekli üzerinde[8];

  1. işverenin tam hak sahibi olduğunu kabul etmişse patent veya faydalı model verildiği tarihten,
  2. kısmı hak sahibi olduğunu kabul etmişse işverenin buluştan yararlanmaya başladığı tarihten itibaren

2 ay içinde anlaşamamaları halinde uyuşmazlık tahkim yoluyla çözümlenecektir. Tarafların tahkim yoluna gitmeden önce arabulucuya gitme imkânı da mevcuttur.
İlgili yönetmeliğin (30195 sayılı Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara Ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik) 25. Maddesinde[9] çalışanları kapsayan hükümleri emredici hüküm niteliği teşkil etmektedir ve çalışan aleyhine değişiklik yapılması mümkün değildir. Ek olarak; aynı yönetmeliğin 26. Maddesinde[10] ,buluşlar ve serbest buluşlarla ilgili olarak taraflar arasında yapılan sözleşmeler ve belirlenen bedel, hakkaniyet ilkesi ile bağdaşmak zorundadır. Bağdaşmaması halinde geçersiz sayılacaktır. Hakkaniyete aykırı olduğuna dair itirazlar iş akdinin sona ermesinden itibaren en geç 6 ay içinde yazılı olarak ileri sürülmelidir.

İşveren, hizmet buluşuna ilişkin talepte bulunduktan sonra, buluşun korunmaya değer olmadığını ileri sürerek bedelin ödenmesinden kaçınamaz. Ancak buluşun korunabilir olmadığı konusunda açılan dava sonucunda mahkemenin davanın kabulüne karar vermesi hâlinde çalışan, bedel talebinde bulunamaz.7

  1. Gizli Tutma Yükümlülüğü: SMK 1157  uyarıca; İşveren, tam hak talep etmediği takdirde, kendisine bildirimi yapılan buluşa ilişkin bilgileri, çalışanın haklı menfaatlerinin devamı süresince gizli tutmakla yükümlüdür.
  2. Başvuru Yükümlülüğü: SMK 116[11] uyarınca; İşveren, kendisine bildirimi yapılan hizmet buluşu için tam hak talebinde bulunmuşsa patent verilmesi amacıyla ilk başvuruyu Kuruma yapmakla yükümlüdür. Ancak işveren, işletme menfaatleri gerektiriyorsa, patent başvurusu yapmaktan kaçınabilir.

 İşverenin hizmet buluşu için Kuruma ilk başvuru yükümlülüğü aşağıdaki 3 durumda ortadan kalkar8;

a) Hizmet buluşunun serbest buluş niteliği kazanması,

b) Çalışanın, buluşu için başvuru yapılmamasına rıza göstermesi,

c) İşletme sırlarının korunmasının başvuru yapmamayı gerektirmesi, bu durumda başvuru yapmaktan kaçınılması durumunda, buluş için işverenin ödemesi gereken bedelin hesaplanmasında, patent alınmamasından kaynaklanan çalışan aleyhine muhtemel ekonomik kayıplar göz önünde tutulur.11

İşveren, çalışanın hizmet buluşu sebebiyle talep ettiği bedeli ödemeden önce, patent başvurusundan veya patent hakkından vazgeçmek isterse durumu çalışana bildirmekle yükümlüdür. Çalışanın talebi üzerine işveren, masrafları çalışana ait olmak üzere patent hakkını veya patent alınması için gerekli olan belgeleri çalışana devretmek zorundadır. Çalışan, bu konuda kendisine yapılan bildirime, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde cevap vermezse, işveren patent başvurusu veya patentin sağladığı haklardan vazgeçebilir.[12]

İşveren, tam hak talebinde bulunmuş olduğu hizmet buluşu için başvuruda bulunmaz ve çalışanın belirleyeceği süre içinde de başvuruyu yapmazsa, buluş serbest buluş niteliği kazanır.[13]

Hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanmışsa, çalışan bizzat başvuru yapma hakkına sahiptir. (örneğin işveren kısmi hak talebinde bulunmuş ise)

İşveren, hizmet buluşu için tam hak talebinde bulunmuşsa, söz konusu buluşun yabancı bir ülkede de korunması için başvuruda bulunabilir. İşveren, çalışanın talebi üzerine, patent almak istemediği yabancı ülkeler için buluşu serbest bırakmak ve bu ülkelerde çalışana patent almak için talepte bulunma imkânını sağlamakla yükümlüdür. Buluşun serbest bırakılması, rüçhan hakkı süresinin geçirilmemesi açısından, makul bir süre içinde yapılır.[14]

Olay:

Yukarıdaki yükümlülüklerin daha iyi anlaşılabilmesi için bir örnek olay vermek istiyoruz.

Bir hizmet buluşu yapılıp usulüne uygun olarak işverene bildirildikten sonra işveren bu söz konusu buluşu çalışan buluşu olarak kabul ettiğini ve patent başvurusunun kendisi tarafından yapılacağını çalışanına bildiriyor. Fakat işveren süresi içinde başvuruda bulunmadığı için buluş yenilik kriterini yitiriyor ve patent olarak tescil edilemiyor. Bu durumda işverenin başvuru yükümlülüğünü yerine getirmeyerek buluşun patent olarak tescil edilmemesine neden oluyor.

Burada yükümlülükleri; olay üzerinden hem işveren hem de çalışan tarafından değerlendireceğiz.

  1. Çalışan açısından: çalışan, bildirim ve gizli tutma yükümlülüklerini yerine getirmiştir. Fakat burada çalışan açısından değerlendireceğimiz nokta; çalışanın buluşunun niteliğinin değişip değişmediğidir. Çalışan bildirim yükümlülüğünü yerine getirdikten sonra 4 ay içerisinden işveren tarafından yazılı olarak tam veya kısmı hak talebinde bulunulması ve çalışanın belirlediği süre içerisinde patent başvurusunun yapılması gerekir. Aksi halde buluş serbest buluş niteliği kazanır. Somut olayda eğer işveren tarafından 4 ay içerisinde herhangi bir hak talebinde bulunulmamış veya işveren tarafından verilen sürede başvuru yapılmamış ise buluş artık serbest buluş niteliğinde olacağından ve bu başvuru hakkı çalışanda olduğundan buluşunun patent olarak tescil edilememesi kendi kusuru nedeni ile gerçekleşmiş olacaktır.
  2. İşveren açısından: Somut olayda işveren başvuru yapma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek, buluşun patent olarak tescil edilmesini engellemiştir. Zira işveren bildirim tarihinden itibaren 4 ay içerisinde çalışana hak sahipliği ile ilgili talepte bulunmak ve tam hak sahipliği talep ettiği takdirde patent için ilk başvuruyu yapmakla yükümlüdür. Söz konusu olayda işverenin tam hak sahipliği talebinde bulunduğunu varsayıyoruz. Bu durumda başvuru yapma yükümlülüğünü ortadan kaldıran SMK 116/2 de sayılan

a) Hizmet buluşunun serbest buluş niteliği kazanması,

b) Çalışanın, buluşu için başvuru yapılmamasına rıza göstermesi,

c) İşletme sırlarının korunmasının başvuru yapmamayı gerektirmesi,

durumlarından hiçbiri oluşmamıştır. Bu nedenle işveren başvuru yapma yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Bu durumda, çalışan tarafından işverene karşı tazminat davası açılması gündeme gelecektir. Zira çalışan buluşunun işverenin kusuru nedeniyle patent olarak tescil edilememesinden dolayı zarara uğramıştır. Burada hukuki yorumumuz; SMK m.116/1 de yer alan “başvuru yapmaktan kaçınılması durumunda, buluş için işverenin ödemesi gereken bedelin hesaplanmasında, patent alınmamasından kaynaklanan çalışan aleyhine muhtemel ekonomik kayıplar göz önünde tutulur.” Maddesi de göz önüne alınarak, eğer buluşu patent olarak tescil edilse idi kendisine ödenecek bedelin hesaplanarak tazminat olarak ödenmesinin talep edilmesi olacaktır.


[1] MADDE 114- (1) Çalışan, bir hizmet buluşu yaptığında, bu buluşunu yazılı olarak ve geciktirmeksizin işverene bildirmekle yükümlüdür. Buluş birden çok çalışan tarafından gerçekleştirilmişse, bu bildirim birlikte yapılabilir. İşveren, bildirimin kendisine ulaştığı tarihi, bildirimde bulunan kişi veya kişilere gecikmeksizin ve yazılı olarak bildirir.

(2) Çalışan, teknik problemi, çözümünü ve hizmet buluşunu nasıl gerçekleştirmiş olduğunu, bildiriminde açıklamak zorundadır. Buluşun daha iyi açıklanması bakımından varsa resmini de işverene verir.

(3) Çalışan, yararlanmış olduğu işletme deneyim ve çalışmalarını, varsa diğer çalışanların katkılarını ve bu katkıların şeklini, yaptığı işle ilgili olarak aldığı talimatları ve söz konusu katkılar yanında kendisinin katkı payını da belirtir.

(4) İşveren, bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde, bildirimin hangi hususlarda düzeltilmesi gerektiğini çalışana bildirir. Talepte bulunulmaması hâlinde, ikinci fıkrada belirtilen bildirim geçerli sayılır.

(5) Çalışanın bu Kanunda öngörülen şekilde bildirimde bulunabilmesi için, işveren gereken yardımı göstermek zorundadır.

(6) Çalışan, hizmet buluşunu, serbest buluş niteliği kazanmadığı sürece gizli tutmakla yükümlüdür

[2] MADDE 119- 1) Çalışan, iş sözleşmesi ilişkisi içindeyken serbest bir buluş yaptığı takdirde, durumu geciktirmeden işverene bildirmekle yükümlüdür. Bildirimde, buluş ve gerekiyorsa buluşun gerçekleştirilme şekli hakkında bilgi vermek suretiyle, buluşun gerçek bir serbest buluş sayılıp sayılmayacağı konusunda işverenin bir kanaate varabilmesi sağlanır.

(2) İşveren, buluşun serbest bir buluş olmadığına ilişkin itirazını, kendisine yapılan bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde yazılı bir bildirimle ileri sürebilir.

(3) Serbest buluşun işverenin faaliyet alanı içinde değerlendirilebilir olmadığı açıksa, çalışanın bildirim yükümlülüğü yoktur.

(4) Serbest buluş, işletmenin faaliyet alanına girmekteyse veya işletme söz konusu buluşun ilgili olduğu alanda faaliyette bulunmak için ciddi hazırlıklar içindeyse; çalışan, serbest buluşunu iş ilişkisini sürdürmekte olduğu sırada başka bir şekilde değerlendirmeye başlamadan önce, tam hak tanımaksızın uygun şartlar altında buluşundan yararlanma imkânı vermek için işverene teklifte bulunmakla yükümlüdür. İşveren, teklifin kendisine ulaştığı tarihten itibaren üç ay içinde cevap vermezse, bu konudaki öncelik hakkını kaybeder. İşveren, kendisine yapılan teklifi kabul eder, ancak öngörülmüş şartları uygun bulmazsa, şartlar tarafların talebi üzerine mahkeme tarafından tespit edilir.

[3]  MADDE 115- (1) İşveren, hizmet buluşu ile ilgili olarak tam veya kısmi hak talep edebilir. İşveren bu talebi, çalışanın bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren dört ay içinde yazılı olarak çalışana bildirmek zorundadır. Çalışana böyle bir bildirimin süresinde yapılmaması veya hak talebinde bulunulmadığına dair bildirim yapılması hâlinde, hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanır.

[4]MADDE 115- (2)İşverenin hizmet buluşuna ilişkin kısmi hak talep etmesi hâlinde, hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanır. Ancak bu durumda işveren, kısmi hakka dayanarak buluşu kullanabilir. Bu kullanma, çalışanın buluşunu değerlendirmesini önemli ölçüde güçleştiriyorsa çalışan, buluşa ilişkin hakkın tamamen devralınmasını veya kısmi hakka dayanan kullanım hakkından vazgeçilmesini işverenden isteyebilir. İşveren, çalışanın bu isteğine ilişkin bildirimine tebellüğ tarihinden itibaren iki ay içinde cevap vermezse, işverenin kısmi hakka dayanarak buluşu kullanma hakkı sona erer. (3) işverenin hizmet buluşuna ilişkin hak talebinde bulunmasından önce çalışanın buluş üzerinde yapmış olduğu tasarruflar, işverenin haklarını ihlal ettiği ölçüde, işverene karşı geçersiz sayılır. 

[5] MADDE 115- . (3) işverenin hizmet buluşuna ilişkin hak talebinde bulunmasından önce çalışanın buluş üzerinde yapmış olduğu tasarruflar, işverenin haklarını ihlal ettiği ölçüde, işverene karşı geçersiz sayılır. 

[6] MADDE 120- (1) İşverenin iflas etmesi ve iflas idaresinin de buluşu işletmeden ayrı olarak devretmek istemesi hâlinde çalışanın, yapmış olduğu ve işverenin de tam hak talebinde bulunduğu buluşa ilişkin olarak önalım hakkı vardır.

(2) Çalışan buluşundan doğan bedel alacağı, imtiyazlı alacaklardandır. İflas idaresi bu nitelikteki birden çok bedel alacağını, alacaklılar arasında alacakları oranında dağıtır. Çalışan, bedel alacağı yerine buluşunun serbest buluşa dönüşmesini talep edebilir.

[7] MADDE 115- (1) İşveren, hizmet buluşu ile ilgili olarak tam veya kısmi hak talep edebilir. İşveren bu talebi, çalışanın bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren dört ay içinde yazılı olarak çalışana bildirmek zorundadır. Çalışana böyle bir bildirimin süresinde yapılmaması veya hak talebinde bulunulmadığına dair bildirim yapılması hâlinde, hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanır.

(2) İşverenin hizmet buluşuna ilişkin tam hak talebinde bulunması hâlinde bununla ilgili bildirimin çalışana ulaşması ile buluş üzerindeki tüm haklar işverene geçmiş olur.

(3) İşverenin hizmet buluşuna ilişkin kısmi hak talep etmesi hâlinde, hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanır. Ancak bu durumda işveren, kısmi hakka dayanarak buluşu kullanabilir. Bu kullanma, çalışanın buluşunu değerlendirmesini önemli ölçüde güçleştiriyorsa çalışan, buluşa ilişkin hakkın tamamen devralınmasını veya kısmi hakka dayanan kullanım hakkından vazgeçilmesini işverenden isteyebilir. İşveren, çalışanın bu isteğine ilişkin bildirimine tebellüğ tarihinden itibaren iki ay içinde cevap vermezse, işverenin kısmi hakka dayanarak buluşu kullanma hakkı sona erer.

(4) İşverenin hizmet buluşuna ilişkin hak talebinde bulunmasından önce çalışanın buluş üzerinde yapmış olduğu tasarruflar, işverenin haklarını ihlal ettiği ölçüde, işverene karşı geçersiz sayılır. 

(5) İşveren, tam hak talep etmediği takdirde, kendisine bildirimi yapılan buluşa ilişkin bilgileri, çalışanın haklı menfaatlerinin devamı süresince gizli tutmakla yükümlüdür.

(6) İşveren hizmet buluşu üzerinde tam hak talep ederse, çalışan makul bir bedelin kendisine ödenmesini işverenden isteyebilir. İşveren hizmet buluşu üzerinde kısmi hak talep ederse, işverenin buluşu kullanması hâlinde, çalışanın makul bir bedelin kendisine ödenmesini isteme hakkı doğar.

(7) Bedelin hesaplanmasında hizmet buluşunun ekonomik olarak değerlendirilebilirliği, çalışanın işletmedeki görevi ve işletmenin buluşun gerçekleştirilmesindeki payı da dikkate alınır.

(8) İşveren, hizmet buluşuna ilişkin talepte bulunduktan sonra, buluşun korunmaya değer olmadığını ileri sürerek bedelin ödenmesinden kaçınamaz. Ancak buluşun korunabilir olmadığı konusunda açılan dava sonucunda mahkemenin davanın kabulüne karar vermesi hâlinde çalışan, bedel talebinde bulunamaz.

(9) İşverenin hizmet buluşuna ilişkin kısmi veya tam hak talebinde bulunmasını takiben bedel ve ödeme şeklî, işveren ile çalışan arasında imzalanan sözleşme veya benzeri bir hukuk ilişkisi hükümlerince belirlenir.

(10) Hizmet buluşu birden çok çalışan tarafından gerçekleştirilmişse, bedel ve ödeme şekli her biri için, dokuzuncu fıkraya uygun olarak ayrı ayrı belirlenir.

(11) Çalışan buluşları ile ilgili bedel tarifesi ve uyuşmazlık hâlinde izlenecek tahkim usulü yönetmelikle belirlenir.

(12) Çalışan, serbest buluş niteliği kazanmış hizmet buluşu konusunda 119 uncu madde hükümlerine tabi olmaksızın dilediği şekilde tasarrufta bulunabilir.

[8] MADDE 116- (2) İşverenin hizmet buluşu için Kuruma ilk başvuru yükümlülüğü;

a) Hizmet buluşunun serbest buluş niteliği kazanması,

b) Çalışanın, buluşu için başvuru yapılmamasına rıza göstermesi,

c) İşletme sırlarının korunmasının başvuru yapmamayı gerektirmesi,

hâllerinden en az birinin gerçekleşmesiyle ortadan kalkar.

[9] MADDE 25 – (1) Bu Yönetmeliğin çalışanlarla ilgili hükümleri emredici hüküm niteliğinde olup çalışanların aleyhine değiştirilemez. Bu konuda, işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesinde veya hizmet sözleşmesinde hüküm bulunması ya da işyerinde yerleşmiş bir uygulama olması halinde, çalışan lehine olan hüküm veya uygulama esas alınır.

[10] MADDE 26 – (1) Hizmet buluşları ve serbest buluşlar konusunda işveren ile çalışan arasında yapılan sözleşmeler, Kanun ve bu Yönetmeliğin emredici hükümlerine aykırı olmasa dahi, hakkaniyetle önemli ölçüde bağdaşmıyorsa geçersiz sayılır. Bu hüküm, işveren ile çalışan arasında belirlenen bedel için de uygulanır.

(2) Sözleşmenin veya belirlenmiş olan bedelin hakkaniyete aykırı olduğu hakkındaki itirazlar, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren en geç altı ay içinde ve yazılı olarak ileri sürülebilir.

[11] MADDE 116- (1) İşveren, kendisine bildirimi yapılan hizmet buluşu için tam hak talebinde bulunmuşsa patent verilmesi amacıyla ilk başvuruyu Kuruma yapmakla yükümlüdür. Ancak işveren, işletme menfaatleri gerektiriyorsa, patent başvurusu yapmaktan kaçınabilir. İkinci fıkra hükmü saklı kalmak kaydıyla, başvuru yapmaktan kaçınılması durumunda, buluş için işverenin ödemesi gereken bedelin hesaplanmasında, patent alınmamasından kaynaklanan çalışan aleyhine muhtemel ekonomik kayıplar göz önünde tutulur.

[12] MADDE 118- (2) İşveren, çalışanın hizmet buluşu sebebiyle talep ettiği bedeli ödemeden önce, patent başvurusundan veya patent hakkından vazgeçmek isterse durumu çalışana bildirmekle yükümlüdür. Çalışanın talebi üzerine işveren, masrafları çalışana ait olmak üzere patent hakkını veya patent alınması için gerekli olan belgeleri çalışana devretmek zorundadır. Çalışan, bu konuda kendisine yapılan bildirime, bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde cevap vermezse, işveren patent başvurusu veya patentin sağladığı haklardan vazgeçebilir.

[13] MADDE 116- (4) İşveren, tam hak talebinde bulunmuş olduğu hizmet buluşu için başvuruda bulunmaz ve çalışanın belirleyeceği süre içinde de başvuruyu yapmazsa, buluş serbest buluş niteliği kazanır.

[14] MADDE 116- (6) İşveren, çalışanın talebi üzerine, patent almak istemediği yabancı ülkeler için buluşu serbest bırakmak ve bu ülkelerde çalışana patent almak için talepte bulunma imkânını sağlamakla yükümlüdür. Buluşun serbest bırakılması, rüçhan hakkı süresinin geçirilmemesi açısından, makul bir süre içinde yapılır.

(7) İşveren, çalışanın yabancı ülkelerde patent alabilmesi amacıyla buluşu serbest bırakırken, bu ülkelerde uygun bir ücret karşılığında buluşu kullanabilmek için inhisari olmayan nitelikte bir kullanım hakkını saklı tutma ve saklı tuttuğu bu hakkından doğan menfaatlerine zarar verilmemesini talep etme hakkına sahiptir.